Mutlu Yıllar !







Ne kadar klişedir kim bilir... Ya da ne kadar enteresan mı acaba? 
Bu bir yeni yıl yazısı, çoğumuzun mütemadiyen yaptığı/ yapacağı gibi. 

Tabii ki hepimiz için en iyisini, güzelini, hayırlısını dileyeceğim. Evet, hepimiz için. 
Ülkemizde genç yaşta insanların ölmediği bir yıl olsun. Düşüncelerinden ötürü kimsenin ölümüne oh çekilmediği bir de...
Kendi ya da beraberinde ailesinin geçimiyle sorumlu olanlar da ölmesin. Tabii ki kimse ölmesin ama canımız çok yanmadı mı? Şimdi her yer beyaz cam spreyleriyle doluyken, kırmızı figürlerle donatılmışken ve Noel Baba efektleriyle bunaltılmışken bunlar hiç yaşanmamış gelse de yaşandı işte. 
Kin tutmak değil niyetimiz, canımız o kadar çok yandı ki hiç itiraf etmedik kendimize ama onları felaketleri geçtikten sonra hep yalnız bıraktık; ateş düştüğü yeri yakıyordu çünkü. Durup dururken aklımıza geldiğinde ise bir kalbimiz, vicdanımız olduğunu hatırladık ve kahrettik ama na fi le
Ölmedik biz, içimizdeki çocuğu öldürmemek için de duyarlılığımızı asla keyfimiz için atmadık kenara- bana ne demedik... Allah'ım, iyi ki demedik. 
Kötülük yapmak için bir şeylere tapmak gerekmiyordu, iyilik yapmak için de geçerli tabii fakat ikincisi kimsenin aklına gelmedi. İnsan kalabilmek için çok küçük ayrıntılara ihtiyacımız vardı. Elimizden de hep onu almaya kalktılar. Onlar için küçük ve önemsiz, bizler için ise büyük ve abartılı derecede önemliydi... 



Neyse; seneyi bitirdik mi, bitirdik. Kalbimizi kıra parçalaya bitirdik. 

En sevdiklerimiz öldü; bazı en sevdiklerimiz ise doğdu. Hayatın, doğanın kuralı böyle zaten. Gidene üzülmek fakat gelenle yetinip sevinmek gerekti yaşayabilmek için. Aslında hiçbirinin bir önemi yoktu. Huzur istedik biz 2013 giderken. En çok kaybımızı 2013'te gördük sanki. Ve en asi zamanlarımızdı 2013; hep birlikte baş kaldırdık, içimizdeki ateşi hep birlikte dışarı vurduk. 2014 buna gerek bile duyulmadan olsun istedik. Bir nevi öyle oldu aslında, artık daha fazla susturulduk, daha fazla ezildik daha fazla kaybettik -hiç suçumuz yokken hemde-. Ateş yine düştüğü yeri yaktı, bakın biz şimdi yılbaşı hediyelerimizi cafcaflı paketlerle sarıp heyecanla bekliyoruz, nerede eğleneceğimizi birbirimize söylüyoruz, heyecanlıyız...

Kimseyi üzmek değil amacım hatta kimsenin görüşüne saygısızlık etmek de değil. Ben, dünyaya güzel ve adil bakan hala da öyle bakmayı becerebilen insanlara tek tek teşekkür ediyorum aslında. Onları tanımadığım halde o kadar seviyorum ki. Kalbinde hala bir tutam iyilik, sevgi barındıran; vicdanının ateşini hala söndürmemiş olan her insan, iktidar kavgasını bıraktı, gitti "O işler öyle değil" diyebildi. Kalbinden sevgiyi, hayatından hoşgörüyü ve gözlerinden isyanı eksik etmeyen... Bu insanlarla ömrümün tamamını geçirebilirim. Onların kalpleriydi her yıl olduğu gibi 2013'ün de son hediyesi. 

Çok güzel filmler izledim; çok güzel kitaplar, dergiler, makaleler, bloglar okudum; çok güzel insanlarla tanıştım, çok özledim, çok güzel sevdim; en güzel ben sevdim. 
Gelgelelim 2015'in sayısal  görünümünü hiç sevmedim. Benim yılım olur mu acaba diye heyecan yapmadım çünkü 2015'e hiç hayal biriktiremedim, hepsi bitirmekte olduğum yıl boyunca ateşini birer birer söndürdü hatta küllendi gitti. Bazı sevdiklerimiz isteyerek gitti bazı sevdiklerimiz ise neden istediğini bilemeyerek gitti. Ama neticede gittiler, sevildikleri yerlerde kendilerinden izler bırakarak. Seviyor olduklarımız ise hoş geldiler, eski yıl onları bize getirdi zaten varsın sonu düşünmeden yaşayalım önümüze bakalım. Sevmenin haricinde çokça yaşadım, hayatın bir kısmını kullandım; dolu dolu. Geçen zamanda yine yanlış yaptım hatta çoktular ve güzeldiler. 

Yılbaşı adeti Hristiyan adeti diye sonlandırmayacağım bu postu çünkü bana ne :) Hayatımız zaten renksiz ve stres içinde boğulurken bu küçük duraksamaların insanların kendilerine, sevdiklerine ya da çevrelerine yaptığı bu sözde özelliği neden saymayayım ki... İnancı olan ona göre hareket etsin, olmayan ona göre, biz de kendimize göre... Durup bazen soluk almak gerekiyor, durup bazen istemsizce bir şeylere gülmek gerekiyor. Hiçbir şey olamamış gibi yaşamak... 
Her şeyin olduğunu biliyorum iyisiyle ve kötüsüyle :)




Umuyorum hepimiz için, -altı çizili ve kalın- çok huzurlu, mutlu, sağlıklı; ihtiyaçsız, aşkla dolu ve her ne düşlüyorsanız muazzam hızla sizi hiç üzmeden olmasını... En güzel ve yıllarca beklediğimiz tatillere çıkalım, sevdiklerimizle olalım, özgürlükten kuş gibi uçarcasına yaşayalım.
Yazınca hissetmediniz belki ama çok içten diledim. ^.^


2015 sizin olsun, sevgiler...



Yorumlar

Popüler Yayınlar